Özel Mesajlar

Tabağına yiyebileceğin kadar yemek, hayatına sevebileceğin kadar insan al. İsrafın lüzumu yok.

Uzaklıklar küçük sevgileri yok eder büyükleri ise yüceltir. Tıpkı rüzgârın mumu söndürüp ateşi yükselttiği gibi…

Özlemek ölmekten sadece iki harf fazla be çocuk…

Ve aşk… Herkesi ona benzetip, Kimseyi onun yerine koyamamaktı.

“Çok” sevilmeye değil, “hep” sevilmeye ihtiyacım var.

Sonra gülüşün geldi aklıma ve içimden dedim ki; yine gelsen yine severim seni.

Ben seni deli gibi sevdim, sen beni deliyim diye sevmedin.

Bir aptalın sizi öpmesine izin verin ama bir öpücüğün sizi aptal etmesine asla.

Kalbim ellerinde bir kalem; ister mutluluk yaz bana, ister elem.

Geçici öfkelerimizle kalıcı aptallıklar yaparız, ismini de ‘Kusura Bakma’ koyarız.

Ne olurdu bir yaprağın daha olsa, bak sevmiyor işte hain papatya.

Bir görünüp bir kaybolmak ayın ve yıldızların işidir. Sen insansın. Hatırladın mı?

Eğer yapamayacağınızı düşünüyorsanız, haklısınız. Yapamazsınız.

Bütün şairler sana mı aşıktı ki her okuduğum şiirde, dinlediğim ezgide sen vardın.

Sen benim görmek için, bakmaya gerek bile duymadığım ezberimsin…

Aşk bir tiyatro dediler herkese bir rol verdiler en zoru bana düştü seni unutmamı istediler.

Hüsranı ise bir tek yerde kabul ediyorum. Yaşamak varken yaşayamamış olmakta…

Sen seni seveni görmeyecek kadar körsen oda sana sevgisini söylemeyecek kadar gururludur.

Sevdiğim insanlara kızabilirdim. Eğer sevmek bana mahzun durmayı öğretmeseydi.

Hayat bir tiyatro dediler bana bir rol verdiler en acısı benimki idi önce sev sonra terk et dediler.

Ey canımın sahibi Yar! Sen benimle olduktan sonra kaybettiklerimin ne önemi var.

Dünyanın neresine gidersem gideyim gönlümün başkentinde oturanla bağlantımı koparamıyorum.

Bir destan yazar gibi durmadan gündüz gece ben hep seni yazmışım yüreğime gizlice.

Acılarımı bile tatlandırıyor aşkın. Yıkıma terkedilmiş kalemin bütün hücrelerine sürülmüş iksir gibisin.

Aşktan yana yaşadıklarımı bilseydin eğer, halen sevebiliyor oluşuma AŞIK olurdun…

Bir ilk gibi yaşayacağım içimde, kalan son sevgi parçasını seninle, sakın ayrılmayalım aşkım ölsem bile ellerinde.

Madem sevmiyorsun o zaman sahip çık gözlerine! Dönüp dolaşıp değmesinler gözlerime.

Ben seni bir kum tanesine adını yazacak kadar değil sahildeki tüm kum tanelerine adını yazacak kadar çok seviyorum.

Aşkım var dağlar bilemez, sevgim var kimsenin aklı alamaz, birde sen varsın ya bir tanem dünyada kimse böyle sevemez…

Duyuyorum sana dokunmanın ezikliğini ve düşünüyorum âşık olmanın rezilliğini inan yanındayken çekiyorum en çok hasretini.

Ne zaman tutsam ellerini gözlerimin önünden mevsimler geçer, ne zaman gözlerin gözlerime değse samanyolundan bir yıldız düşer.

Sen geçmişin herhangi bir yolsuz sevdası diye anıyorsun beni oysa ne yollar aradım o sevdaya ama bilmiyorsun çocuk bilmiyorsun…

Tatlı biri var sevilmeye değer, güzel biri var görülmeye değer, iyi dostlar var özlenmeye değer, ama biri var ki can vermeye değer!

Sevgi sevilen kişiye sunulan bir armağandır kabul edilmesi ya da geri çevrilmesi önemli değil önemli olan sevginin sunulmuş olmasıdır.

Biz her ne kadar sosyetenin cilalı taşlarında dans etmesini bilmesek de, soğuk dolunayda şeytanla azraille dans etmesini iyi biliriz.

Gölgeler düşse de yüreğinin üstüne güneşini sakın söndürme, umut yoksa yarınlar uzak kalır insana, unutma bir sen daha yok bu dünyada…

Depremle girdin gönlüme, fay hattı çizdin yüreğime, artçılar hala devam etmekte, özlenmektesin bir tanem dokuz nokta dokuz şiddetinde.

Ne içimde seni unutmak gibi bir his var… Ne de aşkımı körükleyen bir rüzgâr… Ne seni görmeyecek kadar güçlüyüm… Ne de görmeye dayanacak kalbim var.

Seni çok özledim. Seni her özlediğimde kalbime bir yıldız çizdim. Seni ne kadar özlediğimi bilmek ister misin? Sayende bir gökyüzüne sahibim canım.

Bugün bir çiçekçinin önünden geçerken bir çiçek ben çok güzelim beni al diyordu. Onu aldım ama güzel olduğu için değil seni gördüğünde utansın diye.

Ya girmeli hançer sonuna kadar ya da kınından hiç çıkmamalı, yarı gönül vermemeli sevgili sonunda sevmeyecekse hele yarı dudak hiç doyasıya öpmeyecekse!

Alaca karanlığı sevmem ben, ya gündüz olmalı ya gece. Kurşun ya alnından vurmalı ya da namluda kalmalı. Yar dediğin ya senin gibi olmalı ya da hiç olmamalı.

Paylaşmanın asaletini hiç bir zaman bencilliğin çirkinliğine tercih etme ve öyle bir arkadaş seçki sen onun için ölümü düşündüğünde o senin için çoktan ölmüş olsun…

Ne varsa aradığım bil ki sende bulmuşum… Senden öncesi yoktu, seninle var olmuşum… Sende bütün umutlar, sende bütün duygular… Beni sende arama, ben artık senin olmuşum.

Bazı aşklar okyanus gibidir. Görmesen de sonunun bir yerde bittiğini bilirsin, şimdi okyanuslar bile kıskanır sana olan sevgimi, görmesem de biliyorum sonunu sonsuza dek bitmeyecek.

Düşlerini düşleyerek yaşamak, senden nefret ediyorum derken seni sevmek, var olmayan ömrümün tamamını sana adamak, sonra göğsüne yaslanıp seni düşlemek ve sevmek kalbinin sonunu bilmeden içine bakarak…

Ey ay felek harap olmuş alt üst olmuş senin için. Bizi öyle harap, öyle alt üst ediyorsun etme. Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi. Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme. Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan. Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir